|
İLGİNÇ ANILAR |
|
(
1 ) BEYAZLAR
İÇİNDE KOŞUYOR
Ankara'lı gazeteciler o yıl grubunda
şampiyonluğa oynayan PTT’yi takip ediyoruz. Bu nedenle rahmetli Turgay
Esmer, Tayfun Bayındır ve ben (Serdar ULUER) İzmir’e gidiyoruz.
Mevsim kış. Yollar oldukça kötü.
Dönüşte Köroğlu Beli denilen yere
gelindiğinde hava koşulları iyiden iyiye kötüleşiyor. Sabah başlayan
kar yağışı nedeniyle yol gözükmez oluyor. Her yer bembeyaz. Turgay
ile ben, arabanın arka koltuğunda baş başa vermiş uyuyoruz.
Birden canhıraş bir çığlık ile
yerlerimizden fırlıyoruz. Şoför panik içinde, “Allah, Allah’ım
yardım et” diye bağırıyor. Kendi eksenimizde bir iki döndükten
sonra, yan dönüyor ve bir yerlere düşüyoruz. Saf saf
“Ne oluyor Tayfun” diye soruyor Turgay... Gözleri fal taşı
gibi açılmış Tayfun’u gören avaz avaz bağırıyor sanır ama ağzından
ses çıkmıyor. Dili tutulmuş. Arabadan birden fırlıyor ve bembeyaz
bir ortamda yukarı doğru koşmaya başlıyor.
|
|
( 2 ) Sadık Salman atletizm camiasının en ilginç simalarından biridir. Koştuğu dönemlerde takım arkadaşları onun saflığından yararlanıp, müthiş şakalar yapmaktan kendilerini alamazlardı. Özellikle de şimdi Federasyon Başkanı görevini sürdüren Mehmet Yurdadön ile şu anda Elazığ İl Spor Müdürü Necdet Ayaz bu işlerin elebaşılığını üstlenirlerdi
İşte yine bu üçlünün birlikte olduğu bir Balkan Şampiyonası'nın
yapıldığı Romanya dönüşü
Ayaz ve Yurdadön, yine Salman”a bir tuzak hazırlamışlar. Kapıkule Gümrük Girişi”nde bir jandarma subayını tanıyan
Yurdadön, Sadık'ın kaçak bir radyo-teyp olduğunu ispiyonlamış.
Askerler de trene girip kompartımanı basmışlar. Paltosunu başına
yastık yapıp uyumaya çalışan Sadık'ı aramışlar, taramışlar
ama aleti bulamamışlar. Bunun üzerine giyinip, kendileriyle birlikte
karakola gelmesini istemişler. Üstünde ince bir formayla Sadık’ın dışarı
çıkmaya çalıştığını gören takım arkadaşları hep birlikte
paltosunu giymesi için bağırışırken, milli atlet “istemem, ben üşümem”
diyerek inat ediyordu. Bunun üzerine şüphelenen askerler paltoyu kaldırınca
teybi bulmuşlar. Sadık arkadaşlarına küfür eder gözlerle bakıp
trenden aşağı iner inmez karşısında TRT ekibini görünce iyiden
iyiye şaşkına dönmüş. Ne yapacağını şaşırmış. Ağzına
dayanan mikrofona yarışı anlatması istenince, “koşu başlar başlamaz
başı aldım. Uzun süre önde koştum. Yanıma Mehmet gelince başı
onun eline verdim. Ardından ikinci girdim. Kupa Mehmet’de siz onunla
konuşun, ben geliyom” diyerek olayı çaktırmamak istemiş. Fakat
Yurdadön ve Ayaz yetinir mi, TRT’cilere Sadık’ın şimdi nereye
gittiğini sormalarını isteyince, ortalık
karışmış. Jandarmalar şöyle dursun, yurda dönen gurbetçiler bile
Sadık’ı tutamamış. Yurdadön ve Ayaz ise sadık'tan kaçarken Türkiye
rekorlarını alt-üst etmişler. Necdet Ayaz |
|
( 3 ) “ÖKÜZMÜYÜM”
Maç öncesi saha kontrolü esnasında kıdemli yan hakemin 7-8
metre arkasında su deposu konulabilmesi için 2-2,5 metre derinliğinde açılan
büyükçe bir çukur göze çarpıyor. Bunu görür görmez Rıza’ya
“oğlum sen buraya düşersin. Aman dikkat et” diyorum.
“Bırak hocam, biz o kadar öküzmüyüz” diye karşılık
veriyor.
Maç başlıyor. Henüz 11. dakikada kıdemli yan hakemin önüne
doğru bir atak oluyor. Yan hakemime baktığımda Rıza’yı göremiyorum.
Bir anda saha komiserinin kırmızı bayrağı havaya kaldırdığını
dehşetle görüyorum. Oyunu durdurup komiserin yanına gittiğimde bana
telaş içinde “hocam yan hakem çukura düştü. Aşağıdan (ofsayt
var bayrağı kaldır) diye bağırınca, bende yardımcı oldum” diyor.
Çukura gidip baktığımda Rıza çukurun dibinde sere serpe serilmiş
yatıyordu. Olayı hakemlerin her salı günü yapılan kritik toplantısında dönemin MHK üyesi Nihat Özbirgül’e anlattığımda Rıza’nın camiadaki adı bir anda değişiveriyor. Eski
Milli Futbol Hakemi İ. Reşat Çağan
|
|
( 4 ) Yer Ankara Cebeci Stadı... Sahada o haftanın 2.ligin çok önemli maçlarından biri olan Şekerspor- PTT maçı oynanıyor. Yeşil-beyazlılar zirveye oynarken, hemşehrileri kümede kalma savaşımı veriyor. Bu yüzden her iki ekibinde puana şiddetle ihtiyacı var. Karşılaşmayı o dönemin FİFA kokartlı anlı-şanlı hakemi Coşkun Kutay yönetiyor. Maçın sonuna yaklaştıkça heyecan giderek yükseliyor. PTT”liler galibiyeti korumak için çırpınırken Şekerspor etkili bir atak başlatıyor. Ne olduysa işte o an oluyor. Sahanın kenarındaki basın mensuplarından Turan Kardeş, bir kağıda yazdığı notu top toplayıcı çocuklardan birinin eline verip, “bu notu şu siyah formalı, düdüklü adama götür” diyor. Hiçbir şeyden habersiz küçük çocuk fırlayıp sahaya dalıyor ve “hakem amca, hakem amca” diye bağırarak Kutay’a doğru koşmaya başlıyor. Futbolcular ve hakem şaşkın. Bir anda düdük çalıyor ve oyun duruyor. Çocuk elindeki notu Kutay’a verip, “şurada ki abinin selamı var. Yanıtını bekliyor” diyerek geri dönüyor.Doğal olarak Şekerspor’un gollük atağı, heba oluyor. Sonuçta PTT sahadan galip ayrılıyor ve kümede kalıyor. Sarı-siyahlılar, koyu Gençlerli olarak bilinen Turan Kardeş’e teşekkürlerini ise federasyon kupasındaki kırmızı-siyahlı rakiplerini 1-0 yenip eleyerek sunuyorlar. |
|
( 5 ) SAİT BABA'NIN GAFI
Türk Telekom’un masörü
Sait Baydur, sadece kendi kulübünün değil tüm basketbol
camiasının sevgilisidir. Esprileri, güleç yüzü ve tipik
hareketleriyle yaşlı adam (!) beş dakikada en sert insanın bile güzünü
güldürmeyi becerir. Fakat son günlerde Sait Baba’nın yüzünden
düşen bin parça. Bırakın çevresindekileri güldürmeye, dokunsanız
ağlatıyor herkesi.
“Aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık” diyerek söze
başlıyor Sait.. Ankara’da oynanan Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda
büyük bir gaf yaptığını kabullenip, bu işin içinden nasıl çıkacağını
düşünüp duruyor. Ne mi yapmış tecrübeli spor adamı? Dilimiz
varmıyor ama anlatalım:
“ Milli takımların çeşitli kategorilerinde hizmet veren Sait
Baba’yı, federasyon yöneticileri unutup bir davetiye bile göndermeyince
çok bozulmuş üstat. Grubumuzdaki rakiplerimizden Slovenya’da oynayan
İvaca Jurkoviç, Goran Jagodnik ve Miljan Goljoviç “gel bize masörlük
yap” diyince, kimseye gözükmeden otellerine gitmiş. Tüm
hünerlerini gösterip rakibimizi maça en iyi şekilde hazırlamış.
Hemde işini öyle iyi yapmış ki Slovenler bizi bir güzel yeniverdiler.
Az daha turnuvada ilk turda işimizi bitiriveriyorlardı. İşte bu olayı Telekomlu yöneticiler her nasıl olmuşsa olmuş maç sonrası duymuşlar. İşte o zaman kulüpte kızılca kıyamet kopmuş. Menejer Akif Üstündağ, “bizi sırtımızdan vuran adamı ben bu takımda istemem “ diye tutturmuş, kimse kararından vazgeçiremiyor. Günlerdir Sait Baba’da Üstündağ’ın çevresinde dört dönüyor. |
|
SİZLERİNDE PAYLAŞMAK İSTEDİĞİ ANILARINI BEKLİYORUM. GÖNDERİN YAYINLAYALIM |